Ekonomi Haberleri

Çıldırmak Üzere Olan Patronlar İçin Arnoma Marketing CEO'su Dijital Pazarlama Uzmanı Erkan HOŞ’tan Üç Altın Öneri

Çıldırmak Üzere Olan Patronlar İçin Arnoma Marketing CEO'su Dijital Pazarlama Uzmanı Erkan HOŞ’tan Üç Altın Öneri

''Zor zamanlar, güçlü adamlar doğurur. Güçlü adamlar, rahat zamanlar yaşatır. Rahat zamanlar, nankör insanlar üretir.''

Patronlar çıldırmak üzere...

Eğer bir şirketiniz varsa bu yazımız sizin için.

Çıldırmak üzere olan iş insanları iş dünyasının en önemli problemleri haline geldi.

Son yıllarda ülke ekonomisi farklı açılardan birçok kez şiddetli sarsıntılara maruz kaldı. Ayakta kalmış veya kalabilmek adına mücadele veren ve Anadolu kültüründe büyüklüğüne bakılmaksızın adı esnaf diye geçen günümüzün küçük, orta ve büyük işletme sahipleri yani yazıda adı geçen o iş insanları tüm zamanlarının en ağır imtihanlarını veriyor.

Belirsizlikler ve beklenilmeyenler şirketlerin ilk şoku oldu.

17/25 Aralık ile başlayıp gezi olayları, seçimler ve peşinden gelen sistem değişikleri, darbe girişimi, siyasi birçok etken, FETÖ derken en son pandemi ile günümüzde hala devam eden belirsizlikler iş insanlarına ağır hasarlar vermeye devam ediyor.

Herkesin kafasında şu soru: Peki ne yapmalıyız?

Mikro ve makro ekonominin %51‘i psikolojik, %49‘u likit yani nakittir. Görüldüğü üzere psikolojik etkenlerin önemi paradan daha önemlidir. Zira paranız fonlamaktan başka bir işe yaramayacaktır. Hazıra dağ dayanmaz atasözü buradan gelmektedir.

Psikolojinizi düzeltin.

Şirket strese girdiğinde ilk kurtulmak istediği kişi o şirketi kuran kişidir. Direnen kişiler büyük risklerle karşı karşıya kalırlar.

Direndiğiniz süre içerisinde kendi emeklerinizle kurduğunuz şirketiniz size en büyük ihaneti sizden birçok şeyi çalarak yapacaktır.

En değerlisi zamandır. Zamanınızı çalacaktır. Şirketiniz sizi fonlamak için birden çok ekonomik kaynak oluşturmak zorunda bırakarak sizden paranızı çalacaktır. Bu paraları asla size zamanında ödemeyecek ve sizi yönetimsel bunalımlara sokacaktır. Sonra sizi güvenilmez ilan etmek için size ürün veren tedarikçileriniz ile aranızı bozacaktır. Bunlar da yetmez gibi en çok güvendiğiniz insan kaynağını sizden uzaklaştıracaktır. Sonunda toplumsal baskı ile karşı karşıya bırakarak sizi ekonomik olarak içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır. Sonunda en can alıcı darbesini vurarak sizi aileniz ve sevdikleriniz arasında yalnızlaştırır.

İlk öneri!

Şirketinizin anayasasını oluşturun. Genelde birçok şirket düzensizlik içinde kurulur. Sonra düzensizliğin getirdiği düzenle işlemeye başlar. Birçok kervan yolda düzelir. Siz siz olun bu tip bir şirketiniz varsa asla köklü değişim yapmayın. İlk önce tüm şirketinizin bir anayasasını oluşturmak adına görev tanımları yönergelerini hazırlayın. Bu yönergelere uygun çalışma ve performans raporları oluşturun. Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz. Bu ölçümleri ortaya koyabilmek adına lokomotif denetleme sistemini oluşturun. Kurduğunuz sistemi alışkanlık haline getirene kadar sürekli sorgulayın. İşleyen hale geldiğinde onu asla terk etmeyin. Bu süreç doğrultusunda yetki vermekten korkmayın. Her şeyi ölçebilir, yorumlayabilir ama her şeyi yapamazsınız.

İkinci öneri!

İnsan kaynağınızı gider kalemi olarak görmekten vazgeçin. En kritik durumlarda dahi gemiyi ayakta tutanlar makineler değil çalışanlardır. Eğer çalışanlarınızı makine olarak görür somut olgular ile yönetmeye kalkarsanız Bir MAKİNE GİBİ ARIZA VERDİĞİNDE USTA ÇAĞIRMAK ZORUNDA KALIRSINIZ. Oysaki çağıracağınız usta hiçbir zaman gelmeyecektir. Dolayısı ile yeni makine almak için şirket sizi zorlayacak ve maliyetinizi artıracaktır. Üstelik makine olarak gördüğünüz insan kaynağınızdan verim almak için en az altı aylık bir süreye ve bu sürenin şirketinize verdiği maliyetin fazladan kasanızda olması kaçınılmazdır. Vereceği iş kaybı için ise sizden özür dileyecek birini asla bulamayacaksınız.

Üçüncü ve son öneri!

Şirketinizi teknoloji ile buluşturun ve teknoloji ile reklama yapacağınız her yatırımın bir ülkenin savunma sanayisine yaptığı yatırım kadar önemli olduğunu asla unutmayın.

İnovasyona açık bir merkezi yönetim şekli oluşturun. İyi bir fikrin bazen her şeyden daha önemli olduğunu asla unutmayın lütfen. Sayın Vehbi KOÇ ile ilgili bir hikâye paylaşmak istiyorum.

Eyüp Sabri Tuncer işleri kötü gittiği için Vehbi Koç’tan borç ister. Fakat Vehbi Koç, borç vermeyi kabul etmez. Koç, Tuncer'e ‘’Birkaç ay dayanabilir misin?’’ diye soru sorar. ‘’Evet’’ cevabını alan Koç, ‘’Bak sana iyi bir fikir vereceğim ama yapacaksın. Bak mutlaka yapacaksın.’’ diyerek eline aldığı kolonya şişesini Tuncer'e uzatır. Koç, şu sözleri dile getirir: ‘’Bunun deliğini lütfen biraz büyük yapın. Sattığınız ürünün tüketim süresi çok uzun. Bunu kısaltmış olursunuz.’’

İşte iyi bir fikir bazen paradan daha önemlidir. Bunun için hayal gücü yüksek insan kaynağı ile çalışın. Bu hayal gücünü oluşturmak istiyorsanız mevcut insan kaynağınıza değer verin. Onların kendine zaman ayırabileceği bir zaman planlaması ile onları yönetin.

Evet DEĞERLİ İŞ İNSANLARI çıldırmamak istiyorsanız ilk üç öneriyi mutlaka deneyin. Dördüncü öneriyi ve sonralarını size kurduğunuz sistem söyleyecektir. Bunu yapabilecek durumda değilseniz ilaç kutularının üzerinde yazan uyarı gibi lütfen bir hekime danışınız! Yani bir profesyonelden destek almaktan asla çekinmeyiniz.

Başarı dolu güzel işler sizinle olsun.

Erkan HOŞ 

Dijital Pazarlama Uzmanı

Yorumlar

Bir Yorum Yaz